MIW SÖZLÜK
Finans & Yatırım Sözlüğü
Türkçe açıklamalar, formüller, gerçek dünya örnekleri ve soru-cevap içerikleriyle kapsamlı finans terimleri rehberi.
244
Terim
186+
S&C
18
Kategori
⌕
244 terim
Piyasa getirisine kıyasla yöneticinin yarattığı fazla getiriyi ölçen performans göstergesi.
Aynı varlığın farklı piyasalardaki fiyat farklılıklarından risksiz kâr elde etme stratejisi.
Piyasada bir varlığı satın almak isteyenin ödemeye razı olduğu en düşük fiyat.
Benchmark endeksin üzerinde getiri sağlamak amacıyla yapılan bilinçli menkul kıymet seçimi ve zamanlama kararları.
Maddi (amortisman) ve maddi olmayan duran varlıkların (itfa) maliyetini faydalı ömürlerine yayarak giderleştirme yöntemi.
Sahip olunmayan bir varlığın fiyatının düşeceği beklentisiyle ödünç alınıp satılmasıdır.
Farklı dönemlerdeki getirileri yıllık bazda karşılaştırmayı sağlayan standart ölçüm yöntemi.
Bir işlemin taraflarından birinin diğerine göre daha fazla ya da daha kaliteli bilgiye sahip olması durumu.
CFA Institute tarafından yönetilen, yatırım performans raporlamasında küresel standartları belirleyen kurallar bütünü.
Hisse senedi piyasasının zirve noktasından en az %20 gerilediği uzun süreli düşüş dönemine verilen isim.
Vadeli işlem piyasasında henüz kapatılmamış (açık) sözleşmelerin toplam sayısı.
Bir hissenin piyasa endeksine göre oynaklığını ölçen katsayı. β=1 piyasayla eşit hareket eder.
Piyasada bir varlığı satmak isteyenlerin kabul ettiği en yüksek fiyat; alıcının ödemeye razı olduğu en yüksek tutar.
Faizin anaparaya eklenerek bir sonraki dönemde faiz getirisine dahil edilmesi; "faizin faizi" prensibi.
Avrupa tipi opsiyonların teorik fiyatını hesaplayan matematiksel model; 1973 yılında Fischer Black ve Myron Scholes tarafından geliştirildi.
Hisse senedi fiyatlarının geniş çaplı ve sürekli yükseldiği, yatırımcı güveninin yüksek olduğu dönem.
Portföy performansının kıyaslandığı referans endeks veya ölçüt.
Bir tahvili bugün alıp vadesine kadar elde tuttuğunuzda gerçekleşecek toplam yıllık getiri oranı.
Ortalama piyasanın üzerinde büyüme hızı beklenen, genellikle yüksek P/E çarpanıyla işlem gören şirket hisseleri.
Bir şirketin belirli bir tarihteki varlıklarını, yükümlülüklerini ve öz sermayesini gösteren finansal tablo.
Kuzey Denizi'nden çıkarılan ve küresel petrol fiyatlarının temel referans ölçütü olarak kullanılan ham petrol türü.,
Risk ile beklenen getiri arasındaki ilişkiyi açıklayan ve bir varlığın adil getirisini hesaplamak için kullanılan temel finans modeli.
Bir yatırımın ya da şirket metriğinin belirli bir dönemde yıllık ortalama büyüme hızını ölçen standart gösterge.
Kurumsal tahvil getirisi ile aynı vadeli devlet tahvili getirisi arasındaki fark; ihraçcının kredi riskini yansıtır.
Tahvil fiyatı ile getiri arasındaki ilişkinin doğrusal olmayan (eğri) kısmını ölçen ikinci dereceden duyarlılık göstergesi.
Şirketin kısa vadeli borçlarını dönen varlıklarıyla karşılama kapasitesini ölçen likidite oranı.
CFA Institute tarafından verilen ve finans alanında en prestijli sertifika olarak kabul gören üç aşamalı program.
İhraçcıya vade dolmadan tahvili belirli bir fiyattan geri satın alma hakkı tanıyan tahvil türü.
Gayrimenkul yatırımlarında net işletme gelirini piyasa değerine bölerek elde edilen verim ölçütü.
Düşük faizli bir para biriminden borçlanıp yüksek faizli bir para birimine yatırım yaparak faiz farkından kâr etme stratejisi.
Kredi riskini transfer eden türev araç; alıcı temerrüt halinde koruma elde ederken satıcı prim geliri kazanır.
Tanım
DCF, bir şirketin gelecekte üretmesi beklenen serbest nakit akışlarını uygun iskonto oranıyla bugüne indirgeyen değerleme yöntemidir. İçsel değeri bulmak için kullanılan en kapsamlı yaklaşım olmakla birlikte girdi varsayımlarına duyarlılığı yüksektir.
Formül
DCF = Σ [FCFt / (1+r)^t] + TV / (1+r)^n
FCFt = t dönemindeki serbest nakit akışı
r = WACC (iskonto oranı)
TV = Terminal Değer = FCFn×(1+g) / (r−g)
Gerçek Dünya Örneği
Örnek
FCF = 10 milyar TL, WACC = %10, g = %3 Terminal Değer = 10 × 1.03 / (0.10 − 0.03) = 147.1 milyar TL
Soru & Cevap
İlgili Terimler
Yazar: MIW Dictionary · MIW
Tahvil fiyatının faiz oranı değişimine duyarlılığını ölçen gösterge.
Piyasanın göz ardı ettiği, içsel değerinin altında işlem gören ve düşük çarpanlarla alım fırsatı sunan şirket hisseleri.
Genel fiyat düzeyinin genel olarak düştüğü, satın alma gücünün arttığı ekonomik durum.
Farklı varlık sınıflarına yatırım yaparak spesifik riskleri azaltma stratejisi.
Hisse değerini gelecekteki temettü ödemelerinin bugünkü değeri olarak hesaplayan değerleme modeli.
Yatırımın beklenen ya da minimum kabul edilebilir getirinin altına düşme olasılığını ölçen risk kavramı.
Getirinin 1 baz puan (0.01%) değişmesi halinde tahvil fiyatındaki dolar/TL değer değişimini ölçen gösterge.
Bankacılıkta varlık ve yükümlülüklerin duration'ları arasındaki farkı ölçen ve faiz riski yönetiminde kullanılan gösterge.,
Faiz, vergi, amortisman öncesi kâr; şirketin operasyonel nakit yaratma kapasitesinin hızlı göstergesi.
Standartlaştırılmış ve birbirinin yerine geçebilir fiziksel ürünler; altın, petrol, tahıl bunların başında gelir.
Bir şirketin hem öz sermaye hem borç sahiplerine toplam değerini gösteren kapsamlı değerleme ölçütü.
Genel fiyat düzeyinin zaman içinde artması ve paranın satın alma gücünün erimesi süreci.
Şirketin net kârının toplam hisse sayısına bölünmesiyle bulunan ve yatırımcıların en çok izlediği kârlılık göstergesi.
Tüm mevcut bilginin menkul kıymet fiyatlarına yansıdığını ve tutarlı piyasa üstü getiri elde etmenin mümkün olmadığını öne süren teori.
Şirket değerini EBITDA'ya bölerek elde edilen ve sektörler arası karşılaştırmada en yaygın kullanılan değerleme çarpanı.,
Hisse senetlerinin risksiz devlet tahvillerine kıyasla ne kadar fazla getiri sağladığının uzun dönem ortalaması.
Operasyonel nakit akışından sermaye harcamalarının çıkarılmasıyla bulunan; şirketin gerçek nakit üretimini gösteren ölçüt.
İki ülke arasındaki faiz farkının, döviz kurundaki beklenen değişime eşit olması gerektiğini öngören denge koşulu.
Fibonacci dizisinden türetilen yüzde seviyeleri kullanılarak fiyatın geri çekilme desteğini belirleyen teknik analiz aracı.
Bugün belirlenen ama ileriki bir tarihte teslim edilecek bir varlığın anlaşmalı fiyatı.
Şirketin varlıklarını finanse etmek için borç kullandığı oranı gösteren yapısal risk göstergesi.
Şirketin finansal tablolarını, sektörünü ve makroekonomik koşulları inceleyerek içsel değeri hesaplama yöntemi.
Küçük yatırımcıların birikimlerini bir araya getirerek profesyonel yönetim altında çeşitlendirilmiş portföy oluşturan araç.
Aynı ihraçcının farklı vadeli borçlanma araçlarının getirileri arasındaki ilişkiyi gösteren eğri; ekonomik görünümün güçlü bir göstergesi.
Satın alma bedelinin hedef şirketin net varlık değerini aştığı kısım; marka değeri, müşteri tabanı ve sinerji gibi soyut değerleri yansıtır.
Temettülerin sabit bir oranla sonsuza büyüdüğü varsayımı altında hisse değerini hesaplayan basit değerleme modeli.
Satış gelirleri üzerinden satılan malların maliyeti çıkarıldıktan sonra kalan oranı gösteren kârlılık göstergesi.
Delta, gamma, theta, vega ve rho — opsiyon fiyatının farklı değişkenlere duyarlılığını ölçen parametreler.
Aynı gün içinde pozisyon açıp kapatarak fiyat hareketlerinden kısa vadeli kâr elde etme stratejisi.
Belirli bir dönemde el değiştiren menkul kıymet adedi; fiyat hareketinin gücünü doğrulamak için kullanılan gösterge.
Algoritmalar ve güçlü bilgisayar sistemleri aracılığıyla milisaniyeler içinde gerçekleştirilen otomatik alım satım stratejileri.
Mevcut bir pozisyonun riskini azaltmak amacıyla zıt yönde pozisyon alınması.
Şirketin kendi hisselerini piyasadan satın alarak hissedar değeri artırma yöntemi.
Yatırım ya da özel sermaye fonunun, yönetim ücretinden önce yatırımcılara sağlaması gereken minimum getiri eşiği.
Yatırım yapılabilir notun (BBB/Baa) altında derecelendirilen, yüksek temerrüt riski taşıyan ama buna karşılık yüksek getiri sunan tahvil.
Belirli bir dönemdeki fiyat verilerinin ortalamasını alarak trendi görselleştiren teknik analiz göstergesi.
Bir varlığın temel analize dayalı gerçek değeri; piyasa fiyatından bağımsız olarak hesaplanır.
Gelecekteki nakit akışlarını bugünkü değerine indirgemek için kullanılan oranı; risk ve zaman değerini birlikte yansıtır.
Borçlunun yükümlülüklerini yerine getirememesi ya da yasal olarak iflas başvurusunda bulunması durumu.
Kredi derecelendirme kuruluşlarının (Moody's, S&P, Fitch) BBB/Baa veya üzerinde değerlendirdiği düşük temerrüt riskine sahip tahviller.,
Henüz kamuoyuna açıklanmamış önemli bilgiye sahip kişilerin bu bilgiyi kullanarak menkul kıymet alım satımı yapması.
Borçlanarak yatırım hacmini artırma yöntemi; hem kazancı hem kaybı büyütür.
Moody's, S&P ve Fitch gibi kuruluşların borçlunun temerrüt olasılığını değerlendirerek verdiği harf notu.,
İki değişkenin birlikte hareket etme derecesini −1 ile +1 arasında ölçen istatistiksel gösterge.
Bir şirketin stratejik hedeflerine ne ölçüde ulaştığını değerlendirmek için kullanılan ölçülebilir metrikler.
Tahvil ihraçcısının belirli aralıklarla tahvil sahiplerine ödediği periyodik faiz tutarı.
Fiyatı düşeceği beklentisiyle ödünç alınarak satılan menkul kıymet pozisyonu.
Bir varlığın fiyatını önemli ölçüde etkilemeden hızla nakde çevrilebilme kapasitesi.
Değer artacağı beklenen hisselerde uzun (long), değer düşeceği beklenen hisselerde kısa (short) pozisyon açan hedge fon stratejisi.
Basel III kapsamında bankaların 30 günlük stres dönemini yüksek kaliteli likit varlıklarla karşılama zorunluluğunu ölçen düzenleyici oran.
İçsel değer ile piyasa fiyatı arasındaki fark; Benjamin Graham'ın temel yatırım ilkelerinden biri.,
Kısa ve uzun vadeli hareketli ortalamalar arasındaki farkın trend ve momentum sinyali üretmek için kullanıldığı teknik indikatör.
Harry Markowitz tarafından geliştirilen, risk-getiri optimizasyonunu matematiksel çerçevede ele alan portföy yönetimi teorisi.
Türev pozisyon açmak için yatırılan teminat; pozisyon büyüklüğünün yalnızca bir kısmına denk gelir.
GSYİH, enflasyon, işsizlik ve faiz gibi ekonominin genel sağlığını ölçmek için kullanılan geniş kapsamlı istatistiksel veriler.
Toplam finansal borçlardan nakit ve nakde eşdeğer varlıkların çıkarılmasıyla bulunan gerçek borçluluk göstergesi.
ABD'de her ayın ilk cuma günü açıklanan ve piyasaları en çok hareketlendiren istihdam göstergesi.,
Dönen varlıklardan kısa vadeli borçların çıkarılmasıyla bulunan ve kısa vadeli likiditeyi gösteren gösterge.
Finansal varlık getirilerinin temel istatistik modeli; çan eğrisi şeklinde simetrik dağılım.
Belirli bir varlığı önceden belirlenmiş fiyattan alma (call) ya da satma (put) hakkı veren türev araç; yükümlülük değil, hak içerir.
Net kârın öz sermayeye oranlanmasıyla hesaplanan ve hissedarların yatırımına ne kadar getiri sağlandığını gösteren kârlılık ölçütü.
Petrol üretim kotalarını koordine eden ve küresel enerji fiyatlarını büyük ölçüde etkileyen 13 ülkeli petrol ihracatçıları örgütü.
Hisse fiyatının hisse başı kazanca bölünmesiyle hesaplanan ve piyasanın şirket için ne kadar ödediğini gösteren temel değerleme çarpanı.
P/E oranını kazanç büyüme hızına bölerek fiyatın büyüme için ne kadar "uygun" olduğunu değerlendiren çarpan.
Risk kısıtı altında beklenen getiriyi maksimize eden ya da beklenen getiri kısıtı altında riski minimize eden matematiksel portföy kurma yöntemi.
İmalat ve hizmet sektörlerindeki iş koşullarını ölçen öncü ekonomik gösterge; 50 üzeri büyümeyi, 50 altı daralmayi işaret eder.
Aynı varlık, vade ve kullanım fiyatındaki call ve put opsiyonları arasındaki fiyat ilişkisini belirleyen no-arbitraj koşulu.
Hisse fiyatının hisse başı defter değerine bölünmesiyle hesaplanan ve özellikle bankacılık sektöründe kullanılan değerleme çarpanı.
Birim risk başına elde edilen fazla getiriyi ölçen ve portföyleri karşılaştırmak için kullanılan risk-ayarlı performans göstergesi.
İki tarafın belirli nakit akışlarını gelecekte değiştirmeyi taahhüt ettiği türev sözleşme.
Tüm piyasayı etkileyen ve çeşitlendirme yoluyla ortadan kaldırılamayan piyasa riski.
Sharpe oranının geliştirilmiş versiyonu; yalnızca negatif volatiliteyi (downside risk) dikkate alır.
Türkiye'de Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenlenen ve menkul kıymet alanında çalışabilmek için zorunlu olan lisanslar.,
Hisse başı yıllık temettünün hisse fiyatına oranlanmasıyla bulunan ve şirketin nakit getiri oranını gösteren gösterge.
DCF analizinde projeksiyon döneminin ötesinde şirketin üreteceği nakit akışlarının bugünkü değeri; toplam değerin en kritik bileşeni.
Portföy getirisinin benchmark getirisinden ne ölçüde saptığını ölçen; aktif yönetim riskini ifade eden istatistik.
Bugünkü bir paranın gelecekteki aynı miktara göre daha değerli olduğu finans biliminin temel ilkesi.
Fiyatın belirli bir yönde hareket ettiğine dair örüntüleri tespit etmek için kullanılan teknik analiz yöntemi.
Belirli bir güven düzeyinde belirli bir süre boyunca portföyün uğrayabileceği maksimum kaybı tahmin eden risk ölçütü.
Varlık fiyatlarının zaman içindeki değişim büyüklüğünü ölçen ve belirsizliğin sayısal ifadesi.
S&P 500 opsiyon fiyatlarından türetilen ve piyasanın beklenen 30 günlük volatilitesini gösteren "korku endeksi".
Yatırım portföyünün hisse, tahvil, emtia, gayrimenkul gibi farklı varlık sınıfları arasında paylaştırılması.
Bir şirket veya varlığın ekonomik değerini tahmin etmek için kullanılan sistematik yaklaşımlar bütünü.
Şirketin hem öz sermaye hem borç finansmanını birleştirerek hesaplanan ve DCF iskonto oranı olarak kullanılan sermaye maliyeti.
Yatırıma harcanan sermayeye karşılık elde edilen kazancı ölçen genel amaçlı performans göstergesi.
Yüksek beta varlıklara karşı düşük beta ya da negatif korelasyonlu araçlarla risk azaltma stratejisi.
Edward Altman tarafından geliştirilen ve şirketin iflas olasılığını finansal oranlardan tahmin eden çok değişkenli model.
Vade boyunca kupon ödemesi yapmayan, sadece vade sonunda nominal değerini ödeyen, derin iskontolu tahvil türü.
Faiz oranlarındaki değişikliğin sabit getirili menkul kıymetlerin fiyatı ve portföy değeri üzerindeki olumsuz etkisi.
CAPM'i genişleten çok faktörlü varlık fiyatlama modeli; piyasa riski, büyüklük ve değer primlerini kapsar.
Mevcut bir pozisyondaki kayıp riskini azaltmak için alınan ters yönlü pozisyon.
Bir şirketin hisselerini ilk kez kamuya arz ederek borsaya kote olması süreci.
Bir yatırımın net bugünkü değerini sıfıra eşitleyen iskonto oranı.
Portföy yöneticisinin CAPM beklenen getirisinin üzerinde ürettiği risk-ayarlı artık getiri.
Borç kullanımının özsermaye getirisini büyütme etkisi.
İki değişkenin birlikte nasıl değiştiğini ölçen istatistik.
Sahip olunmayan bir varlığın ödünç alınarak satılması ve fiyat düşünce geri alınması stratejisi.
Bir varlığın istenilen fiyatta veya hızda nakde çevrilememesi riski.
Yatırımcının menkul kıymet alımı için aracı kurumdan borç alabileceği hesap türü.
Sahibine belirli haklar tanıyan, devredilebilir finansal araç.
Son dönemde güçlü getiri sağlayan varlıkların gelecekte de iyi performans gösterme eğilimi.
Satışların yüzdesi olarak net kârı gösteren karlılık oranı.
Bir yatırımın tüm nakit akışlarının iskonto edilerek bugüne indirgenmesiyle bulunan değer.
Markowitz tarafından geliştirilen; belirli risk düzeyinde maksimum getiriyi hedefleyen portföy oluşturma çerçevesi.
Fiyatların mevcut tüm bilgileri zaten yansıttığını ve sürekli yüksek getiri sağlamanın mümkün olmadığını öne süren hipotez.
Merkez bankasının ticari bankalara kullandırdığı kısa vadeli kredilerde uyguladığı faiz oranı.
Şirketin toplam varlıklarından ne kadar kâr ürettiğini gösteren karlılık oranı.
Hissedarların yatırdığı sermayeden elde edilen net kâr yüzdesi.
Şirketin faaliyet kârını toplam yatırılan sermayeye bölen, ekonomik değer yaratımını ölçen oran.
Uzun vadeli yatırım projelerinin değerlendirilmesi ve seçilmesi süreci.
Operasyonel faaliyetlerden elde edilen nakit akışından sermaye harcamaları düşüldükten sonra kalan tutar.
Bir tahvilin getirisinin risksiz devlet tahviline göre olan fazlası; kredi riskinin fiyatı.
Tahvilin piyasa değerini gelecekteki kupon ve anapara ödemelerinin iskontolanmasıyla hesaplama.
Hissedarlar ile yöneticiler arasındaki çıkar çatışmasını ve bunun maliyetlerini inceleyen teori.
Şirketin kârını hissedarlara ne kadar ve ne şekilde dağıtacağını belirleyen politika.
Borsada işlem gören menkul kıymeti tanımlayan kısa harf kombinasyonu.
Değeri başka bir varlığın (dayanak varlık) fiyatına bağlı olan finansal enstrüman.
Bir tahvili bugünkü piyasa fiyatından alıp vadeye kadar tutmanın sağlayacağı yıllık getiri.
Algoritmalar kullanılarak saniyenin küçük bölümlerinde gerçekleştirilen çok sayıda işlem stratejisi.
Şirketin sermaye yatırımları sonrası fiili nakit üretim kapasitesini gösteren temel değerleme metriği.
Borsada işlem gören, standartlaştırılmış vadeli alım-satım sözleşmesi.
Ters korelasyonlu pozisyon veya araç kullanarak mevcut bir riskin azaltılması stratejisi.
Yatırım yapılabilir derecenin altında kredi notuna sahip, yüksek faiz ödeyen şirket tahvili.
Mal ve hizmet fiyatlarının genel düzeyindeki sürekli artış; paranın satın alma gücünü aşındırır.
Şirketin faiz giderlerini karşılama kapasitesini gösteren borç ödeme gücü göstergesi.
Borç kullanarak finansman maliyetini düşürüp özkaynak getirisini artıran finansal strateji.
Duration'ın doğrusal olmayan tahvil fiyat-getiri ilişkisini düzelten ikinci mertebe duyarlılık ölçütü.
Şirket tahvilinin devlet tahviline göre fazla getirisi; kredi riskinin fiyatıdır.
Merkez bankasının hedef politika faizini enflasyon ve çıktı açığına göre belirleyen kural.
Borç kullanarak yatırım büyüklüğünü artırma; kazanç ve kayıpları büyütür.
Fiyat artışından kâr etmek amacıyla varlık satın alınması ve elde tutulması.
Ortalama-varyans optimizasyonu ile etkin sınırı ve risk-getiri değiş tokuşunu matematiksel olarak tanımlayan teori.
Dönen varlıklar ile kısa vadeli yükümlülükler arasındaki fark; şirketin kısa vadeli likiditesini ölçer.
Embedded opsiyonun etkisi giderildikten sonra hesaplanan gerçek kredi spreadini gösterir.
Black-Scholes ve diğer modeller ile opsiyon priminin teorik değerinin hesaplanması.
Hisse fiyatının hisse başına kâra oranı; en yaygın kullanılan değerleme çarpanı.
Nominal faiz oranından enflasyon çıkarıldıktan sonra gerçek satın alma gücü artışını gösteren oran.
Net kârın özkaynaklara oranı; hissedarlar için kârlılık ve yönetim etkinliğinin temel göstergesi.
Net kârın toplam varlıklara oranı; kaldıraçtan bağımsız operasyonel verimliliği ölçer.
Hissedarların şirkete yatırdıkları sermaye için talep ettikleri minimum getiri oranı.
İki finansal araç arasındaki fiyat veya getiri farkı; çeşitli bağlamlarda risk primini ölçer.
Ekonomik durgunluk ile yüksek enflasyonun eş zamanlı yaşandığı nadir ve zorlu durum.
Geçmiş fiyat ve hacim verilerini kullanarak gelecek fiyat hareketlerini tahmin etme sanatı.
Hisse başına yıllık temettünün hisse fiyatına oranı; gelir odaklı yatırımcıların temel metriği.
Belirli bir dönemde borç yükümlülüklerini yerine getiremeyen ihraçcıların oranı.
Yabancı ülkedeki yatırımların politik, ekonomik ve kur risklerinden kaynaklanabilecek kayıp riski.
Belirli bir güven aralığı ve zaman diliminde portföyün uğrayabileceği maksimum kayıp tahmini.
Opsiyonun değerinin zımni volatilitedeki 1 puanlık değişime duyarlılığı.
Farklı vadeli aynı kalitedeki tahvillerin getirilerini gösteren eğri; ekonomik beklentilerin aynası.
Tahvili bugün alıp vadeye kadar tuttuğunuzda kazanacağınız yıllıklaştırılmış toplam getiri.
Edward Altman'ın kurumsal iflas riskini ölçen çok değişkenli finansal sağlık skoru.
2009da Satoshi Nakamoto tarafindan yaratilan ilk merkezi olmayan dijital para birimi.
Islemlerin degistirilemez sekilde kayit edildigi, dagitik ve seffaf bir veri tabani teknolojisi.
Araci kurumlar olmadan blockchain uzerinde calisan finansal hizmetler ekosistemi.
Blockchain uzerinde benzersizligi ve sahipligi kanitlanan dijital varlik sertifikasi.
Kripto varliklari ag guvenligini desteklemek icin kilitleme karsiligi odul kazanma sureci.
Bitcoin madencilerine verilen blok odulunun yaklasik her 4 yilda bir yariya indirilmesi olayi.
Bitcoin disindaki tum kripto para birimlerinin genel adi.
Bir kripto paranin toplam piyasa degeri; fiyat ile dolasimadaki arz carpimdir.
Blockchain uzerinde kosullar saglandiginda otomatik calisan, aracisiz kod tabanli anlasma.
Ethereum aginda islem gerceklestirmek icin odenen, ag yogunluguna gore degisen islem ucreti.
Doviz kurlarinda en kucuk standart fiyat hareketi birimi; cogu ciftte 0.0001 e esittir.
Forex islemlerinde kullanilan standart islem buyuklugu birimi.
Doviz ciftinde alis (ask) ve satis (bid) fiyati arasindaki fark; brokeran komisyonudur.
Dunyanin en cok islem goren, USD iceren doviz ciftleri.
Ayni anda spot alim ve vadeli satim yapilan doviz takas islemi.
Bir para biriminin baska bir para birimiyle degistirme orani.
Doviz piyasalarinda gecmis fiyat hareketlerini analiz ederek gelecekteki yonu tahmin etme sanati.
Enflasyona karsi guvenli liman olarak degerlendrilen degerli metal yatirimi.
Dunyanin en kritik hammaddesi olan ham petrolun fiyatlandirildigi kuresel piyasa.
Vadeli fiyatlarin spot fiyattan yuksek oldugu normal emtia piyasasi durumu.
Vadeli fiyatlarin spot fiyatin altinda oldugu emtia piyasasi durumu.
Altin, petrol, tarim urunleri gibi emtialara fiziki sahiplik olmadan yatirim imkani saglayan borsa yatirim fonu.
Bugday, misir, soya, seker, kahve gibi tarimsal urunlerin islem gordugu emtia piyasasi.
Bir varligin anlik piyasa fiyati; hemen teslim icin gecerli olan fiyat.
Finans dunyasinin en prestijli sertifikasyon programi; uc asamali zorlu bir yeterlilik sinavi.
GARP tarafindan verilen, finansal risk yonetimi alaninin en taninmis sertifikasyon programi.
Finans profesyonellerinin piyasa verisine, haberlere ve analiz araclarina eristigi endustri standardi platform.
Yatirim veya satin alma kararinden once bir sirketin finansal, hukuki ve operasyonel acilardan kapsamli incelenmesi sureci.
Sirketlerin sermaye piyasasina erisimini, M&A islemlerini ve kurumsal finansman danismanligini yurutenfinans hizmeti.
Yatirimcilar adina varlik portfoylerini yonetip getiri hedeflerini risk sinirlari icinde karsilamaya calisan finans profesyoneli.
Cesitli stratejilerle mutlak getiri hedefleyen, nitelikli yatirimcilara acik alternatif yatirim fonu.
Finansal kayiplari minimize etmek icin risklerin tanimlandigi, olculdugu ve yonettildigi sistematik surec.
Bir ulkenin belirli bir donemde urettigi tum mal ve hizmetlerin toplam piyasa degeri.
Is arayan ancak is bulamayan kisilerin toplam isgucu orani; ekonomik sagligin kritik gostergesi.
Imalat ve hizmet sektoru yoneticilerinin satin alma aktivitesini olcen once ekonomik gosterge.
Bir ulkenin dis ticarette mal, hizmet, gelir ve transfer odemelerinin toplam acigi.
Merkez bankasinin tahvil satin alarak piyasaya likidite enjekte ettigi alikansiz para politikasi araci.
Diger ulkelerin merkez banklarinca uluslararasi islemler ve rezerv birikimi icin tutulan para birimi.
Kisa vadeli faizlerin uzun vadeli faizlerin uzerine cikmasi; tarihin en guvenilir resesyon oncusu gostergesi.
Merkez bankasinin faiz oranlari ve para arzi araclariyla enflasyon ve buyumeyi yonetme sureci.
Ulkelerin veya sirketlerin yabanci para birimi cinsinden uluslararasi piyasalarda ihrac ettigi tahvil.
Faiz icermeyen, Islami finans prensipleriyle uyumlu ve varliga dayali borclanma araci.
Farkli vadelerde tahvil satin alarak yenileme riskini ve faiz orani riskini daginan portfoy stratejisi.
Anaparasi enflasyona endeksli ABD Hazine tahvili; reel getiriyi garanti eder.
Belirli kosullarda hisse senedine donusturulebilen melez borclanma araci.
Adi hisseye gore oncelikli temettu hakki olan ve genellikle sabit getiri sunan karma sermaye araci.
Kisa vadeli borclanmada kullanilan, menkul kiymet teminatiyla gerceklestirilen geri alim sozlesmesi.
Piyasa zamanlamasindan bagimsiz, duzenli aralikla rla sabit miktarda yatirim yapma stratejisi.
Uzun vadeli deger artisina guvenerek varliklari satin alip uzun sure elde tutma yatirim stratejisi.
Icsel degerinin altinda islem goren hisseleri tespit edip uzun vadede deger artisinden faydalanma stratejisi.
Ortalamanin uzerinde buyume potansiyeli olan sirketlere yatirim yaparak sermaye artisinden faydalanma stratejisi.
Piyasa konsensusunun aksine pozisyon alan; asiri iyimserlikte satan, asiri kotumserlikte alan yatirim yaklasimi.
Makul fiyatla buyume arayan; deger ve buyume yatirimini harmanlayan hibrit strateji.
Birlesme, satin alma, iflas veya yeniden yapilanma gibi kurumsal olaylardan faydalanmayi hedefleyen yatirim stratejisi.
Sirketlerin birlesme veya birbirini satin alma yoluyla buyume ve sinerji elde ettigi kurumsal islem.
Buyuk olcude borc finansmaniyla gerceklestirilen, hedef sirketin varliklarini teminat olarak kullanan satin alma.
Mevcut yonetim ekibinin sirketi ya da bolumunu sahiplerinden satin aldigi ozel sermaye islemi.
Ana sirketin bir bolumunu bagimsiz bir sirket olarak halka arz etmesi ya da hissedarlarina dagitmasi.
Hisse fiyatini dusurerek erisebilirligi artirmak icin her hissenin birden fazla hisseye bolunmesi.
Halihazirda borsada islem goren bir sirketin ek hisse ihrac ederek sermaye artirimi yapmasi.
Erken asama yuksek buyume potansiyeli olan startuplara ozkaynak karsiligi nda yatirim yapan fon yapisi.